KOEP Ortak Komisyonu Oturumu Eşiğinde Guterres’in Güvenlik Konseyine Raporu

0
24

Guterres, raporunda İran’ın nükleer anlaşmaya sadık olduğunu ve ona saygı duyduğunu belirtti.

17 Aralık tarihinde Güvenlik Konseyinde gündeme alınacak raporda, nükleer anlaşmanın İran nükleer programının barışçıl olduğunu teyit için en iyi yol olduğunu vurgulandı.

Guterres raporunda, ‘’Amerika Başkanının İran’ın nükleer anlaşma çerçevesindeki taahhütlerine bağlılığını onaylamaktan kaçınması maalesef bu anlaşmanın geleceği ile ilgili şüpheler yaratmaktadır’’ dedi.

İran’ın nükleer anlaşmaya bağlılığı bugüne kadar 9 kez de Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu tarafından da onaylanmıştır.

Bu rapor dün öyle bir ortamda yayınlanmıştır ki Nükleer Anlaşma Ortak Komisyonu oturumunun yeni turu İran ve 5+1 ülkeleri temsilcilerinin katılımıyla bugün Avusturya’nın başkenti Viyana’da gerçekleşmekte.

Bu oturum bugün Çarşamba günü, AB Temsilcisi, Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilci Yardımcısı Helga Schmidt ve İran Temsilcisi Abbas Irakçi’nin eşbaşkanlığında, İran ve 5+1 grubunun (ABD, Rusya, Fransa, İngiltere, Çin ve Almanya) siyasi müdürleri ile yardımcılarının katılımıyla yapıldı.

KOEP nükleer anlaşması artık nükleer yaptırım meselelerini aşan bir mevzu haline gelmeye başlamıştır. Bilindiği gibi anlaşmanın icra edildiği ilk günden beri KOEP karşısındaki sorumluluklarını yerine getirmeyen Amerika başkanı Trump, İran’ın bu anlaşma karşısındaki sorumluluğunu yerine getirmesini teyit etmeyerek KOEP’le ilgili kararı ABD kongresine iletmiş ve kongrenin de iki ay zarfında bu konuda kararını açıklaması gerekiyor ve önümüzdeki günlerde bu süre dolacak ve 15 aralık sonrası ABD başkanı Trump’ın bu hususta her türlü karar alması mümkündür.

Bu arada İran dışişleri bakan yardımcısı Abbas Erakçi, Viyana’da yapılacak nükleer anlaşma KOEP’le ilgili ortak komisyon oturumunun asıl gündeminin, nükleer anlaşma çerçevesinde taahhütlerin yerine getirilmesi, ikili işbirliği ve yaptırımların ve sorunların halledilmesi olacağını söyledi.

Abbas Erakçi, dün “Batı Asya’da bölgesel güvenlik ve büyük güçler” başlıklı seminerin kulisinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ”Viyana’da çarşamba günü yapılacak oturumda, nükleer anlaşmanın yürürlüğü konusunda Amerika’nın taahhütlerini yerine getirmemesi başta olmak üzere bu anlaşmanın yürürlüğünü engelleyen konuların da ele alınacağını, Amerika ve Trump’ın bu anlaşmanın İran’ın elini güçlendirdiğini ve bunun için yok edilmesi gerektiğini ama AB ülkelerinin bu görüşü savunmadıklarını ve KOEP’in devam etmesinden yana olduklarını söyledi.

Avrupa’nın, ekonomik nedenlerden ötürü KOEP’e destek verdikleri görüşünün yanlış olduğunu, zira Avrupa’nın KOEP’ten elde ettiği ekonomik kazancın ABD ile olan ticari ve iktisadi ilişkisinden çok daha az olduğunu, AB’nin kesinlikle 19 trilyon dolarlı Amerikan piyasasını küçük İran piyasasından ötürü kaybetmek istemediğini söyledi.

Son oturumunu Lüksemburg’ta yapan AB Bakanlar konseyi KOEP nükleer anlaşmasının Avrupa güvenliği açısından önemli bir husus olduğunu bildirdiler. Görüldüğü gibi AB, ekonomik çıkarlardan daha ziyade güvenlik açısından bu anlaşmaya büyük önem vermekte ve devam etmesini savunmaktalar.

KOEP anlaşmasının karşı tarafında yer alan İran İslam Cumhuriyeti ise bu anlaşmayı Avrupa’nın çıkarları veya Amerika’nın baskıları sonucu kabul etmiş değil. Bu kabulün tek nedeni karşılıklı güven ortamı oluşturmak ve görüşmeler aracılığı ile kendine karşı oluşturulan ortamı yok etmek amacıyla BM Güvenlik konseyin desteğini de arkasına alarak bu çok yönlü anlaşmayı kabul ederek KOEP’i imzalamış bulunmaktadır. Oysa halen KOEP’le ilgili çözümlenmemiş ve bazı ülkelerin kendi sorumluluklarını tam olarak yerine getirmedikleri bir takım meseleler bulunmaktadır ki bunlar KOEP’in ruhuna ters düşmekte. Elbette KOEP karşısında engel çıkarmaktan asıl gaye bellidir. Amerika ve diğer bazı Avrupalı ülke, İran’ın savunma gücünü sınırlandırmak için İran’la yeni görüşmeler babını açmak ve kendi bölgesel siyasetlerini kabullendirmek istiyorlar.

Fakat İran, şimdiye kadar olduğu gibi bundan böyle de başta füze gücü olmak üzere kendi savunma imkan ve gücünün görüşme konusu olmasına izin vermeyecek. Bunun için Amerika veya Avrupa, nükleer anlaşmaya başka meseleleri karıştırmaları durumunda KOEP nükleer anlaşmasını da kaybetmiş olacaklar. Bunun için anlaşıldığı kadarıyla Avrupalılar, KOEP’ten çıkma konusunda Amerika yönetimi ile birlikte hareket etmekten yana değiller. Nitekim İngiltere dışişleri bakanı Johnson Tahran’da yaptığı görüşmelerde resmen bu mevzuu dile getirerek KOEP’in devam etmesi zaruretini vurgulamıştır. Unutmamak gerekir ki KOEP çok yönlü ve uluslararası bir anlaşmadır ve belli bir hükümetin bu hususta tek başına karar alma hakkı yoktur ve bunun için de ilk etapta tüm taraflar KOEP karşısındaki sorumluluklarına bağlı kalması gerekir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 + 3 =