Facebook İsrail’i nasıl koruyor?

0
20

Facebook Filistinlilerin hesaplarını ve sayfalarını “kışkırtma” yaptıkları bahanesiyle askıya almaya, silmeye ve yasaklamaya dönük çabalarını yoğunlaştırırken, diğer yandan İsrail tarafından gelen kışkırtmalara dönük zeminini ise genişletmeye devam ediyor.

Facebook Filistinlilerin hesaplarını ve sayfalarını “kışkırtma” yaptıkları bahanesiyle askıya almaya, silmeye ve yasaklamaya dönük çabalarını yoğunlaştırırken, diğer yandan İsrail tarafından gelen kışkırtmalara dönük zeminini ise genişletmeye devam ediyor.

Electronic Intifada adlı sitede ingilizce yayımlanan bir yazı da Facebook ile İşgal rejimi İsrail’in ilişkileri ortaya koyuldu. Yazıda İsrail’in Facebook’a yaptığı baskılar ve ikili arasındaki anlaşmalar açığa çıkartılırken, Filistinlilerin Facebook üzerinden yaptıkları paylaşım ve çağrılara da nasıl kısıtlama getirildiği gözler önüne serildi:

Sendika.Org’ta Soner Torlak’ın çevirisiyle yayımlanan yazıyı İslami Analiz okuyucuları için iktibas ediyoruz:

İsrailli yetkililer, Facebook’a, İsrail’in taleplerine daha fazla uyması için baskı yapıyor.

Bu ayın başında, İsrail meclisi Knesset‘teki milletvekilleri, Facebook’ta onaylamadıkları içerikleri nasıl engelleyebileceklerini tartıştılar.

Bu tartışmanın hedeflerinden biri, Facebook’a, Şubat ayında İsrail ordusu tarafından yargısız infaz ile katledilen Filistinli Ahmed Nasser Jarrar’ın resimlerinin paylaşılmasını yasaklatmaktı. İnsan hakları grupları, Filistinli Ahmed’in, işgal altındaki Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimciyi öldürdüğü şüphesiyle tutuklanmak yerine, İsrail ordusu tarafından infaz edildiği açıklamasını yaptılar.

İsrailli milletvekili Uri Makley, “toplumsal ağlar ile terör operasyonları arasında bir ilişkinin” bulunduğunu iddia etti ve “Facebook, kendi platformunda yapılan şeylerden sorumludur” ve “bu türden içerikleri kaldırmak için her şeyi yapmak zorundadır” sözlerini sarf etti.

İsrail Devlet Savcılığı’na göre, İsrail hükümeti, her yıl Facebook’tan ortalama 12 bin içeriğin kaldırılmasını talep ediyor.

Bu bilgi, Knesset’te yapılan tartışma sırasında, devlet savcılığının bilişim bölümünü temsilen orada bulunan Itai Gohar tarafından açıklandı.

Gohar, Facebook’un İsrail Savcılığı’nın bildirimlerinin “sadece” yüzde 85’ine uyduğunu sözlerine ekledi. Yine bu bilgilendirmeye göre, Facebook’un İsrail’in taleplerine yanıt verme hızı “güvenlik gerginliğinin arttığı dönemlerde” birkaç saat iken, diğer durumlarda 24 saatmiş.

Bu sözler, Facebook’un İsrail’in güvenlik aygıtı lehine çalıştığını ortaya koyan nitelikte.

Çelişki

Gelgelelim, İsrail Savcılığı’nın sözleri, Facebook’un, kendi sitesinde de var olan şeffaflık bildirimleri ile doğrudan çelişki teşkil ediyor.

Facebook’un bilgilendirmesine göre, siteden İsrail hükümetinin talebi ile kaldırılan içeriklerin yıllık ortalama sayısı 550 civarında. Bu rakam, İsrail yetkililerinin mecliste sunduğu rakamdan kat kat daha düşük.

Facebook’a göre, siteden İsrail hükümetinin talebi ile kaldırılan içeriklerin yıllık sayısı, 2013 yılının ikinci yarısı itibariyle 113’tür. İçerik kaldırma sayısı, 2014 yılı boyunca 30 ve 2015 yılında ise 431 olarak belirtilmektedir.

Facebook verilerine göre, siteden İsrail’in talebi üzerine içerik kaldırma sayısı, 2016 yılında 1.623’tür. 2017 yılının ilk yarısı için ise, bu sayı 472 olarak görünmektedir.

Facebook, geçtiğimiz yıl, İsrail’in talepleri üzerine belirli öğelere sınırlı erişim getirilmesinin temel sebebinin, Yahudi Soykırımı’nın reddedilmesini teşvik eden gönderilerden kaynaklandığını açıkladı.

Bu veri, ya Facebook’un şeffaflık bildirimlerinin ya da İsrail Savcılığı’nın hatalı veriler sunduğunu göstermektedir. İkisinin sunduğu verilerden biri doğruysa diğeri yanlış olacaktır.

“İşgalin diğer yüzü”

Filistinli gazeteciler, Facebook’un Filistinlilerin hesaplarını sürekli biçimde engellemesine karşı 5 Mart’ta Gazze’de bir eylem gerçekleştirdiler.

Protestocuların pankartlarında “Facebook’un İsrail ile olan işbirliği, onu hepimize açık bir sosyal medya platformundan işgalin diğer yüzüne dönüştürmektedir” yazısı okunuyordu ve protestocular sosyal medyada “FBfightspalestine” etiketini kullandılar.

2016’da, İsrail Facebook ile bir anlaşmaya vardı. Bu anlaşma kapsamında, Facebook şirketi, İsrail ile İsrail’in Filistinlilerin “kışkırtması” olduğunu iddia ettiği şeyleri gözetim altında tutmak konusunda işbirliği yapmakta uzlaştı.

Bahsi geçen anlaşmadan bu yana, İsrail hükümetinin telebi üzerine Facebook tarafından kaldırılan Filistinlilerin gönderilerinin sayısı arttı. Bazı Filistinli haber örgütlerinin internet sayfalarında haber materyalleri yayımlamaları engellendi.

Filistinliler böylesi geniş bir sansüre maruz kalırlarken, çok sayıda İsrailli ise Facebook’u ırkçı içerikler paylaşmak için kullanmaya devam ediyordu.

Filistinli kampanya grubu 7amleh tarafından yapılan yeni bir çalışmaya göre, Filistinliler üzerine yazılan her dokuz gönderiden biri, şiddet çağrısı ya da küfür içermektedir.

7amleh‘in yaptığı hesaplamaya göre, her 71 saniyede bir Filistinlilere karşı kışkırtma içeren yeni bir gönderi paylaşılıyor.

Yine bu çalışma, Filistinlilere karşı insanları kışkırtan sağcı İsrailli Facebook gruplarının ve sayfalarının sayısının 2017 yılında çarpıcı biçimde arttığını da tespit etti.

7amleh‘in raporu, “Facebook Filistinlilerin hesaplarını ve sayfalarını “kışkırtma” yaptıkları bahanesiyle askıya almaya, silmeye ve yasaklamaya dönük çabalarını yoğunlaştırırken, bu sosyal medya devi İsrailli kışkırtmalara dönük zeminini genişletmeye devam ediyor” sözleriyle şikayetini dile getiriyor.

İsrail’in çevrimiçi şiddeti, özellikle Filistinli siyasetçilere yönelik işliyor. Knesset’in her ikisi de Filistinli olan üyeleri Ahmad Tibi ve Haneen Zoabi, Facebook üzerinden düzenli bir biçimde şiddet tehditlerine maruz kalıyorlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

29 + = 38